Ergenlik Dönemi Psikolojik Danışmanlık

Ergenlik; çocukluktan yetişkinliğe geçilen, hem bedensel hem de ruhsal değişimlerin en yoğun yaşandığı fırtınalı bir köprüdür. Bu süreçte genç, “Ben kimim?” sorusuna yanıt ararken, aileler de değişen iletişim dillerine uyum sağlamakta zorlanabilir. Amacımız; bu hassas dönemde gençlerin duygusal dünyasını anlamlandırmalarına rehberlik etmek ve aile ile genç arasında zedelenen köprüleri yeniden kurmaktır.

Hangi Konularda Çalışıyoruz?

Bu dönemde yaşanan çatışmaların sadece ‘asi bir davranış’ olmadığını biliyoruz. Gençlerle yürüttüğümüz süreçte en sık odaklandığımız çalışma alanları şunlardır:

(01) Sınav Kaygısı ve Akademik Baskı
LGS veya YKS gibi sınav süreçlerinde yaşanan "başarısız olma korkusu", dikkat dağınıklığı ve motivasyon kaybı gencin hayatını kilitleyebilir. Performans kaygısıyla baş etme yöntemleri çalışılarak, gencin potansiyelini kaygıya yenilmeden ortaya koyması hedeflenir.

Terapi sürecinde; bu kaygının kökenindeki düşünce kalıplarını keşfeder, bedensel belirtileri (çarpıntı, terleme vb.) yönetmeyi öğrenir ve kaçındığınız durumlarla güvenli bir şekilde yüzleşerek hayatın kontrolünü yeniden elinize almanızı sağlarız.
(02) Aile İçi İletişim Çatışmaları
Gencin özgürleşme isteği ile ailenin koruma içgüdüsü sık sık çatışır. "Beni anlamıyorsunuz" isyanlarının ve kapı çarpmalarının altında yatan ihtiyaçlar belirlenerek; hem gencin bireyselleşmesi desteklenir hem de aile içi sınırlar sağlıklı bir şekilde yeniden çizilir.

Terapide amacımız; sizi bu "sisli havadan" çıkarmaktır. Davranışsal aktivasyon teknikleri ve düşünce yapısını yeniden yapılandırma çalışmalarıyla, kaybettiğiniz yaşam enerjisini geri kazanmanıza ve kendinize şefkatle yaklaşmanıza destek oluyoruz.
(03) Sosyal İlişkiler ve Akran Zorbalığı
Bir grubun parçası olma ihtiyacı, reddedilme korkusu, yalnızlık hissi veya akran zorbalığına maruz kalma... Sosyal beceri çalışmalarıyla gencin "Hayır" diyebilme, kendini ifade etme ve sağlıklı arkadaşlıklar kurma becerileri güçlendirilir.

Terapi odasında; ilişki döngülerinizi fark etmenizi, kendi ihtiyaçlarınızı suçluluk duymadan ifade edebilmenizi ve daha sağlıklı, güvenli bağlar kurabilmeniz için gerekli iletişim becerilerini geliştirmenizi hedefliyoruz.
(04) Kimlik Arayışı ve Özgüven
Beden algısındaki değişimler ve "Ben kimim?" sorgulamaları bazen içe kapanmaya veya öfke patlamalarına yol açabilir. Gencin kendini olduğu gibi kabul etmesi, güçlü yönlerini keşfetmesi ve sağlıklı bir benlik saygısı geliştirmesi üzerine çalışılır.

Bu süreçte; çocukluktan veya geçmiş deneyimlerden gelen bu "yetersizlik" inancını çalışarak, kendinizi olduğunuz halinizle kabul etmenizi ve kendi değerinizi dış faktörlere (başarı, onay vb.) bağlamadan, özşefkatli bir benlik algısı geliştirmenizi sağlıyoruz.
(05) Teknoloji ve Ekran Kullanımı
Sanal dünya, bazen gerçek dünyadan bir kaçış alanı olabilir. Yasaklar koymak yerine, bu kaçışın altında yatan duygusal boşluklar (yalnızlık, başarısızlık hissi vb.) çalışılarak, teknoloji kullanımı ile sosyal yaşam arasında sağlıklı bir denge kurulması sağlanır.

Travma odaklı çalışmalarda; geçmişi değiştiremeyiz ancak onun üzerinizdeki etkisini değiştirebiliriz. Güvenli bir ortamda, travmatik anıların duyarsızlaştırılması ve bugünkü hayatınıza engel olmaktan çıkarılması üzerine çalışıyoruz.
- Aile ve Genç Dengesi

Süreç Nasıl İşler?

Ergen terapisinde en hassas nokta; gencin güvenini kazanırken aileyi de sürecin dışında bırakmamaktır. Bu dengeyi şu ilkelerle sağlıyoruz:

Gencin anlattıkları (hayati risk taşımadığı sürece) terapist ile genç arasında özel kalır; bu güven bağı değişimin anahtarıdır.
Sürecin belirli aşamalarında aile ile ayrıca görüşülerek, gence nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda ebeveyn danışmanlığı verilir.
Terapist bir "hakem" değildir. Genci yargılamadan dinleyen, aileyi ise suçlamadan yönlendiren tarafsız bir uzmandır.
Süreç sohbet havasında değil; Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi gibi yapılandırılmış, hedefe yönelik ekollerle ilerler.

Danışmanlık Sürecinin Gence ve Aileye Katkıları

Zamanla geçer diyerek ertelenen sorunlar, yetişkinlik hayatının temelini olumsuz etkileyebilir. Bu dönemde alınan profesyonel desteğin kazanımları şunlardır:

Genç, ani öfke patlamalarını veya yoğun kaygıyı yönetebilmeyi öğrenerek duygusal dayanıklılık kazanır.
Kendi hayatının, derslerinin ve kararlarının sorumluluğunu alarak yetişkinliğe daha sağlam adımlar atar.
Aile içinde sürekli çatışma yerine, ihtiyaçların doğru ifade edildiği ve sınırların korunduğu bir iletişim dili gelişir.
Yeteneklerini, ilgilerini ve değerlerini keşfederek geleceğine dair daha sağlıklı ve bilinçli hedefler koyar.

Sıkça Sorulan Sorular

(01) Çocuğum terapiye gelmek istemiyor, onu zorlamalı mıyım?
Ergenlikte bir uzmana gitmek bazen "bende bir sorun var" veya "deliyim" şeklinde algılanabilir. Onu zorlamak yerine; "Sadece bir kez tanışmanı ve seninle ilgili kararı senin vermeni istiyorum" diyerek kontrolü ona vermek direnci kırabilir. İlk görüşme sonrası önyargılar genellikle azalır.
(02) Seansta anlattıklarını bize de söyleyecek misiniz?
Hayır. Gencin kendine veya bir başkasına zarar verme riski olmadığı sürece, odada konuşulanlar gizli tutulur. Eğer her şeyi aileye anlatırsak genç kendini güvende hissetmez ve süreç işe yaramaz. Ancak aileye genel gidişat ve evdeki tutumlarla ilgili mutlaka geri bildirim verilir.
(03) Bu davranışlar, ergenliktendir deyip geçmeli miyiz?
Her ergenlik çalkantılıdır ancak; gencin notlarında ani düşüş, içine kapanma, uyku/iştah bozukluğu, kendine zarar verme davranışları veya aşırı öfke varsa bu sadece "ergenlik krizi" değildir. Profesyonel destek gerektiren bir durumun sinyalleridir.
Hala sorularınız mı var?

Sizi dinlemek ve aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız.